Öss (Öğrenci Seçme Sınavı) hepimizin bildiği gibi, belki hayatımızın dönüm noktası. Bu sınava girecek bütün üniversite öğrencisi adayları bu sınava en iyi şekilde hazırlanmaya çalışıyorlar. Kah gecelerini gündüzlerine katarak, kah hayatlarından fedakarlık yaparak ve daha bir sürü şey... Kimi öğrenciler de kendilerine göre stratejiler geliştiriyorlar. Bu stratejilerden biri de motivasyon.
Öss gerçekten büyük ve uzun bir yarış. Bu yarılın uzun olması sebebiyle çğrenciler bu sunava çalışmaktan, sınav sonuna gelmeden sıkılıyor. Sonuçta bir hüsran yaşanıyor. Kaldı ki bu sorun öss denen sınava çalışmaları bırakmalara kadar varabiliyor. Peki bu sıkılma sorunu nasıl çözülür?
Bu soruna karşı en büyük silah motivasyondur. Motivasyonu kendi kendimize yapabileceğimiz gibi, çevredeki insalar tarafından da motive edilebiliriz.
Öğrenciler olarak çevreden gelen motivasyon unsuruna pek müdahale edemiyeceğimiz için bizim açımızdan önemli olan kendi kendimize yapacağımız, geliştireceğimiz unsurlardır. Peki bunu nasıl yapabiliriz?
Tabii ki bunu yapabilmek için önce birşeylerin yolunda gitmesi gerekir. İşler yolunda gitmiyorsa bu olayı nasıl gerçekleştirebiliriz. Bu sadece kendimizi kandırmak olur. Öncelikle birşeylerin yolunda girmetmesi gerekir. (En azından kötü gitmemesi gerekir.) Herşeyin yolunda olduğu bir durumda gelelim bu motivasyon nasıl sağlanır?
Motivasyon yolunda en büyük motive inanmaktır. İnanmak tabii ki çok önemli. İnanmalıyız ki o yönde ilerlemeliyiz. İstediğimiz, inandığımız sonuca ulaşmak için çaba harcayalım.
İkinci yöntem ise, "Başaracağım" kelimesini çok kullanmaktır. Ayrıca bu kelimeyi çevremizdeki insanlara, başta ailemize de iletmeliyiz. Böylece bu sözü söylediğimiz kişilere bilinç altımızda söz vermiş oluruz. Ve bu bizim bilinç altımıza yerleşir. Siz bu sözünüzü tutmak istemez misiniz? Bu nedenle sözümüzü tutmak için daha çok çalışırız.
Üçüncü yöntem ise, çevreden gelen yorumlara pek kulak asmamak. İşte vay efendim müzikle ders çalışılmaz, işfe vay efendim gece yarısı dersmi çalışılır. Şimdi yat sabah kalkıp çalışırsın. vs. vs... Sonuçta biz nasıl ders çalışacağımıza karar verebiliriz. Tabiiki bu kararları alırken kendimizi kandırmamalıyız. Ayrıca bu yorumlar çevreden karşılaştırma şeklinde de gelebilir. Falancanın oğlu günde iki saat matematik çalışıyormuş. Sen neden bir buçuk saat çalışıyorsun gibi... Bizim bunlar karşısında yapacağımız tek şey kulak asmamaktır. Sonuçta biz biliyoruz ki, bizim bir ders çalışma yöntemimiz var ve biz o yöntem doğrultusunda ilerliyoruz.
Son olarak biz olanlarımız ve doğrularımız çerçevesinde kendimizi kandırmadan, moralimizi üst düzelyde tutarak, kendimizi motive ederek bu yarışı en iyi sonuçla bitirme hevesi içerisinde olmalıyız...
Başarı Dolu Günler Dileklerimle
Burak PINAR