
ANKARA (AA - DHA) -- Abdi İpekçi Parkı'nda toplanan bir grup sloganlar eşliğinde Sakarya Caddesine yürüdü. Burada da bir süre protestolarını sürdüren gruptakilerden bir bölümü, eylemi sonlandırarak dağıldı. Bazı göstericiler ise dağılmayarak Yüksel Caddesi'nden Milli Eğitim Bakanlığına yürümek istedi. Polisin izin vermemesi üzerine eylemciler, kaldırım taşlarını söküp güvenlik güçlerine attı. Güvenlik güçleri de biber gazı ile gruptakilere müdahale etti. Müdahale üzerine gruptakiler, ara sokaklara dağıldı. Bir grup ise Yüksel Caddesi'nde toplanarak, sloganlar eşliğinde AK Parti İl Başkanlığına yürüdü. Hükümet ve ÖSYM aleyhinde sloganlar atan gruptakiler adına yapılan açıklamada, YGS sorularının şifrelenerek yandaşlara peşkeş çekildiği iddia edildi. Hükümetin kadrolaşma çalışmalarının her geçen gün teker teker açığa çıktığı öne sürülen açıklamada, ÖSYM'nin adaletsizliğin, peşkeşlerin ve skandalların hesabını veremediği savunuldu. Gruptakiler açıklamanın ardından dağıldı. Facebook'tan örgütlenip sokağa çıktılar Öte yandan sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden örgütlenen binlerce lise öğrencisi, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı'ndaki (YGS) şifre skandalını Taksim Meydanı'ndan Tünel'e yürüyerek protesto etti. Öğrenciler, ÖSYM Başkanı Ali Demir, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın istifa etmesi gerektiğini belirterek, sınavsız üniversiteye giriş sisteminin getirilmesi gerektiğini söylediler. Grup üyeleri, bu hafta cuma günü YGS'deki şifre skandalını okula gitmeyerek protesto edeceklerini kaydettikten sonra olaysız bir şekilde dağıldı. İSTANBUL Galatasaray Lisesi önünde toplanan öğrenciler yürüyüşe geçti. 'Parasız sınavsız eğitim' , 'Eğitim sisteminiz batsın ÖSYM altında kalsın' , 'Eşitlik adalet özgürlük istiyoruz' yazılı pankartlar ve dövizler taşıyan grup yürüyüş boyunca 'Parasız eğitim istiyoruz' , 'Biz de şifreli istiyoruz', 'ÖSYM sınavı al başına çal' , 'Eğitim hakkımız engellenemez' , 'YGS'nin şifresi AKP'nin elinde' , 'Öğrenciyiz haklıyız kazanacağız' şeklinde sloganlar attı. Yer yer oturma eylemi yapan öğrenciler Taksim meydanına geldi. Grup adına bir açıklama yapan Berkin Dereli, ÖSYM Başkanı Ali Demir'e hitaben yaptığı konuşmasında, "Bu eylemi gerçekleştirmemizin amacı ne yapılmış olan YGS'yi iptal ettirmek, ne de halkımızı zor duruma düşürmektir." dedi. YGS ile ilgili her gün yeni bir skandalın ortaya çıktığını öne süren Dereli, "KPSS'de yaşanan kopya skandalının ardından çok geçmeden bir skandal da YGS sınavında yaşanmıştır. Sınav için yoğun güvenlik önlemi alınıp adayların teker teker aranmasına ve salonlarda kontrol edilmesine rağmen yine aynı senaryo yine aynı tablo ile karşı karşıya bulunmaktayız. ÖSYM kurumunun en önemli görevi halkın ve sınava giren öğrencilerin güvenini boşa çıkarmamaktır. Bizlerin sizlerden en büyük beklentisi buydu. Fakat beklentilerimizin karşılığını veremediler. Bunca öğrencinin ve velinin güvenini boşa çıkardınız. Sayın Ali Demir'i yaşattığı güvensizlikten dolayı istifaya davet ediyoruz." şeklinde konuştu.
Şifreli YGS iddialarından sonra gençliği çözmek için şu şifreleri kullanabilirsiniz: Kaygı, korku, şüphe, güvensizlik, kafa karışıklığı... Gençleri geleceğe dair umutlarını yitirmiş bir ülkeyi nasıl bir gelecek bekler? Hakları için meydanlarda yürürken ismini vermekten, fotoğrafının çekilmesinden korkan gençlik hangi baskıların ipuçlarını verir saklanarak? Büyüklerin siyasi korkuları üzerlerine, nasıl bunca siner? Kaygıyla yüklü ruhları, kaygıyla yüklü zekâlarında neye yer kalır daha? Büyük adamların baş edemediği sinsi üç büyükler: kaygı, şüphe, korku, gencecik zihinlere neyler?
Bu karanlık soruları, konuştuğumuz YGS mağdurlarının anlattıklarıyla cevaplamaya çalışırsak, tablo hiç de iç açıcı değil. Ankara’dan Betül Kotan, Diyarbakır’dan Canan Altıntaş ve İstanbul’dan Ayça Örer’in katkılarıyla çeşitli liselere ulaşmaya çalıştık. Sonuç; Eyüp Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Ankara Ted Koleji’ne, kafalar karışık gençlerde. ÖSYM dağlarına kar yağmış, güven yerlerde. Minimum bir buçuk sene, maksimum yarı ömürleri boyunca çalıştıkları sınavın ilk aşaması bitti. Tam “Oh” çekeceklerken, işler değişti.
Ankara’da, Esenevler Anadolu Lisesi’nde okuyan Duygu Gökoğlu gibi büyük yarışa hazırlanmak için her sabah 4’te uyanıp gece 11’de yatan milyonların uykuları huzursuz. Edremit Anadolu Lisesi öğrencisi Mina Türko’nun “Gece yatakta aklıma geliyor, işin içinden çıkamıyorum. Keşke çok daha erken doğsaydım, bu sistem bu kadar karışmadan sınava girip çıksaydım” dileği, neler söylemiyor ki... Galatasaray Lisesi’nin önünde “Lise son öğrencileri nerededirler?” diye sorduğum öğrencinin cevabı, fazla söze hacet bırakmıyor aslında: “Hayata küsmüş gibi birilerini görürseniz, onlar lise sondur.”
Siyaset Meydanı 6 Nisan’da İstiklal Caddesi’nde düzenlenen protesto mitinginde “Ne AKP-Ne CHP, benim derdim sistemle” den çok “Cemaat’e var da bize yok mu?” sorusunu soruyordu gençler. “İmamın Ordusu’nun Küçük Veliahtlarına yer açıldı” kanısı, yaygın bir kanıydı.YGS sonrası gençlik, bir nevi Siyaset Meydanı…
İstanbul Pertevniyal Lisesi’nden Selin “CHP oyu veren bir kişi eksilmesin diye yurtdışına gitmeyeceğini, ne olursa olsun ille de burada okumak istediğini” söylüyor.Evde ders çalışan kızının yerine mitinge katılmış anne Meral Saylan “Aydınları hapse attılar. Böyle şifrelerle de muslukları kapıyorlar. Yeni aydın yetişmesin diye” çıkarsamasında. Alman Lisesi öğrencisi, tıp okumak isteyen Ayşe’ye bir Kafka öyküsü yazdırıyor oracıkta korkuları. Öyle ki, önce sahte bir isim, ‘Ayşe’yi uyduruyoruz birlikte. Ergenekon gibi olayların yaşandığı bir ülkede kayıt cihazından korkuyor Ayşe. Kapatıp çantama koyuyorum.
Güvenmiyor hâlâ. Kapalı olduğundan emin olup, kendi cebine koyduktan sonra cihazı, konuşuyor. Sınav sabahı ağladığını, arabada ağladığını, sınavdan sonra ağladığını anlatıyor pek çok öğrenciden daha duyduğum sınav sıkıntılarına dair. Artık ağlamayı bırakmış, ÖSYM Başkanı’nın IQ’sunu hesap ediyor. “Şifre iddiaları kanıtlanırsa protestolar artar mı?” soruma “Hiçbir şey olmaz bu ülkede” deyip devam ediyor; “Kendilerini zincirleyen öğrencilerin isimlerini aldılar. 10 sene sonra uydurma gerekçelerle hapse atmayacakları ne malum”. Ayşe’nin Ergenekon’dan korkmasından korkuyorum…
Şifre iddialarının seçim oyunları olduğuna inananlar da var. Mesela Diyarbakır’dan sınava ikinci kez giren Hasan Yiğit siyasi sorunlardan kaynaklanan bir provokasyon olduğunu düşünüyor olup bitenin ama “Her sınav sonrası skandalların ortaya çıkmasından bıktık. Okuma hevesi bırakmadılar. Moralimizi altüst ediyorlar” diye eklemeyi de ihmal etmiyor. Üniversite, kişinin hayat çizgisini belirlediğinden sistem gereği, hayata atılan ilk adım biraz da. Ve yüzde 100 güven duymaları gerekli kurumun bir sınavıyla hayata attıkları ilk güven adımında tökezleyen gençlerden, siyasetten de geçmişlerin hep bir ağızdan söylediği: “Hakkımızı istiyoruz. ÖSYM’ye güvenmiyoruz.”
Küçükköy İmam Hatip Lisesi öğrencisi Hatice, “Annem çözdü, şifre gerçek” deyip dershanede, okulda konuşulanları anlatıyor. Sınav öncesi çeşitli dershanelerden arkadaşlarının cep telefonlarına şifreye dair mesajlar geldiğini söylüyor. “Sana gelse kullanır mıydın?” soruma “Kullanmazdım, kul hakkı yenmez” diyor. Eyüp İmam Hatip Anadolu Lisesi’nde okuyan Meryem’e göreyse şifreyi dershaneler yaymış “Başarı için her şey mubahtır” diye düşünmüş olabilirler. Meryem “ÖSYM Başkanımıza güveniyorum ama ÖSYM’ye güvenmiyorum.” diyor. “Şifre cemaatin işi yorumlarına ne diyorsunuz?” sorumu, “Biz de aynı durumdayız. Biz, siz, onlar diye ayrılırsak daha çok böyle durumlar yaşarız” diye cevaplıyor.
İpinden çekilen kuklalar Öğrencilerin yurt çapında yaptıkları mitingler devam edecek. Galatasaray Lisesi’nden Rezzan “Daha kim bilir bilmediğimiz neler oluyor” deyip devam ediyor; “Benim inancım yok. Sisteme de, ÖSYM’ye de. Ama çalışmaya devam edeceğiz. Çalışmayıp ne yapacağız. İpinden çekilen kuklalar gibiyiz. Alıp başımı giderim deme hakkımız yok ki.”
Bu sadece bize yansıyan yüzü Rengin Tabancı İskenderunlu. İstanbul’da ablasının yanıda kalıyor ve sınava hazırlanıyor. “Biz sınavı eleştiriyoruz ama bu meselelerin bize yansıyan yüzü. İç yüzü ne kadar çirkin, ne kadar detay var bilmiyoruz” diyor.
YGS, yaşamı bitiriyor İstanbul Gaziosmanpaşa Kadri Yörükoğlu Lisesi’nden Barkın Kadıoğlu, “İronik olacak FEM Dershanesi’ne gidiyorum ama…” deyip ekliyor: “YGS yaşamı bitiren etmenlerden biri. Gençliğin en verimli dönemleri sınavlarla geçiyor.”
Kendine yaptığın baskı Saint Joseph öğrencisi Mine Akgün, “Baskı hissediyorum ama bu kendi kendime kurduğum bir baskı. ‘Daha iyisini nasıl yapabilirim? Diğerleri daha mı çok çalışıyor?’ gibi sorular hem baskıyı hem de suçluluk duygusunu getiriyor.”
ÖSYM’nin ikinci ayıbı bu Hanım Şimşek Diyarbakırlı. “Sınav iptal olursa bu ÖSYM’nin ikinci ayıbı olacak. Bir daha sınava girmek istemiyorum. Aynı stresi yaşayamam. 2 senedir çalışıyorum ve psikolojim yeterince bozuldu. Hep bu konuyu tartışıyoruz” diyor.
Geleceğe dair umudum yok TED Ankara Koleji mezunu Zeynep Özkömür: “Geleceğe dair umudum kalmadı. Şimdi ÖSYM’nin beni hak ettiğim okula yerleştireceğine inanmıyorum. Kendim için artık küçük yerler hayal ediyorum. Büyük beklentilerimi yok ettiler.” Radikal
|