Bursa'da ailesi ile yaşayan 31 yaşındaki İnan Savaş Turan, 2004 yılında Gazi Üniversitesi Elektrik Öğretmenliği Bölümü'nden mezun oldu, atanmayı beklerken postacılık yapmak zorunda kaldı.
Merkez Yıldırım İlçesi Şirinevler Mahallesi'nde ailesi ile birlikte yaşayan İnan Savaş Turan, Gazi Üniversitesi Elektrik Öğretmenliği Bölümü'nden mezun olduktan sonra yıllarca KPSS'ye girdi fakat atanamadı. Ücretli öğretmenlik yapan Turan, Ağustos ayında yapılan atamalarda yerleştirilemeyince PTT Bursa Müdürlüğü'ne postacı olarak girmek için başvurdu. Yaklaşık 2 ay önce postacı olarak çalışmayan başlayan Turan, günde 10 kilometre yürüyerek posta dağıtıyor.
POSTACILIĞI SEVEREK YAPIYORUM
Mezun olduktan sonra çeşitli işlerde çalıştığını belirten Turan, öğretmen olmayınca postacı olduğunu söyledi. Postacılığın güzel bir meslek olduğunu kaydeden Turan, "Severek yapıyorum. Günde 10 kilometre yürüyorum. Artık yürümeye alıştım. Maaşı ve sigortası daha iyi. Ben postacılıkta 200 TL daha fazla alıyorum. Ücretli öğretmenlik yaptığımızda kadrolu öğretmenlerin bakış açısı da size karşı değişiyor. 3 ay sonra orada olup olmayacağımız garanti değil. Ücretli öğretmenlikte 600-700 TL ücretle, yazın maaş almadan çalışıyorsunuz. Sigortanızda çalışmadığınız sürece yatırılmıyor. Dönem içinde derslerde ekonomik sıkıntıları düşünmekten dolayı tam olarak kendini derslere veremiyorsun. Ayrıcı o dönemde bir de KPSS'ye çalışmak zorundasınız. Derslere ve çocuklara kendimizi veremediğimiz için yeteri kadar verimli olamıyoruz. Bu bir öğretmen için çok acı bir şey. Öğretmen her şeyi ile kendini öğrencilerine adayıp onlara daha fazla faydalı olmak ister" dedi.
TEK HAYALİM ÖĞRETMEN OLMAK
Tek hayalinin öğretmen olup öğrencilerini iyi bir şekilde yetiştirmek olduğunu anlatan Turan, "Biz çok büyük bir şey istemiyoruz. Yıllarca emek vererek okuduğumuz işimizi yapmak istiyoruz. Atamayı beklerken psikolojimi çok fazla etkilememeye çalıştım.Ama hayallerim, yapmak istediğim bir mesleğim vardı. Onun için emek vererek çalıştım. Bu bir hayal kırıklığına neden oldu. Atanamama neden olan yetkililere de kırgınım" dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 24 Kasım'a kadar verdiği sözleri tutması gerektiğini ifade eden Turan, "Milli Eğitim Bakanı dahi 150 bin öğretmen ihtiyacı olduğunu söylüyor ama 11 bin atama yapılıyor. Bu büyük bir çelişki. Bu yıl 55 bin atama sözünü tutmadıkları için özür diliyorlar ama bu yeterli değil. Öğretmen olamadığı için psikolojisi bozulan 27 kişi intihar etti. 27 insanın ölümüne neden oldular" diye konuştu.
Öğretmen olmak için okurken postacı olacağının hiç aklımın ucundan geçmediğini söyleyen Turan, KPSS'yi kazanırsa tekrar öğretmen olacağını vurguladı.
GECELERİ UYUYAMIYORUM
Anne Behize Turan ise, oğlunun öğretmen olmak için okuduğunu ve postacı olmasından mutlu olmadığını kaydederek, "Postacılık yapmasından memnun değiliz ama parasızlıktan mecburuz. Oğlumun öğretmen olmasını, evlenmesini isterdim. Gelin sahibi olmak isterdim. Güzel bir dünya kurmasını isterdim. Oğlumuza bir şey olmasın rahatça okusun diye çalıştık. Okudu öğretmen oldu ama KPSS'yi kazanamadığı için tayini yapılmadı. Geceleri uyuyamıyorum. Çocuğuma ne olacak? Ne zaman kazanacak? diye düşünüyorum" diye konuştu.
ÇOCUĞUMU ÖĞRETMEN YAPSINLAR EVİMİ BİLE VERİRİM
32 yıl boyunca öğretmenlik yaptığını ve oğlunun da kendisi gibi öğretmen olmasını istediğini dile getiren Kemal Turan, "Her gün kahroluyorum, üzülüyorum. Onun üniversiteyi okuması için çok mücadele ettim. Kendimde öğretmen olduğum için onunda öğretmen olmasını istedim. Tek maaşımla hem evimi geçindirdim hem de onu okuttum. Ben çocuğumun hayatının garantiye alınmasını istiyorum.
Çocuğum üniversiteyi kazandığında kurban kestim. Eşimde sokaktaki kadınlara elbise hediye etmişti. Şimdi gece gündüz bunları düşünüyorum. Çok şey istemiyorum. Benim çocuğumu öğretmen yapsınlar 10 milyar mı, 20 milyar mı istiyorlar evimi mi istiyorlar hiç düşünmeden veririm. Gözüm arkada kalmaz. Yeter ki çocuğumu öğretmen yapsınlarö şeklinde konuştu. (sonkale.org)