Sabah Gazetesi'nin 26/11/2011 tarihli nüshasında "Öğrenciye Tuvalet İşkencesi" başlıklı haberinde sözü edilen öğretmenim. Haber eksik, yanlış ve haksız bilgiler içermektedir. Olay aşağıda açıkladığımız şekilde cereyan etmiştir
BASIN KONSEYİ’NE;
İHBAR EDEN : S.C.K.
ADRES : Yıldırım Beyazıt İlköğretim Okulu Kaynarca mah. Deniz cad. Evranos sok.
MUHATAP : YUSUF YAZICIOĞLU( Sabah Gazetesi )
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
ADRES :Barbaros Bulvarı, No:153, Cam Han,
Kat:5 Beşiktaş İstanbul
KONU : 26.11.2011 tarihli Sabah Gazetesi’nin 5. sayfasında “Öğrenciye Tuvalet İşkencesi” başlıklı benimle ile ilgili haberde cevap ve düzeltme hakkının kullanılması ve basın ilkelerinin aleyhime çiğnenmesi ve 1 Aralık 2011’de yayınlanan “Öğrenciyi Tuvalete Göndermeyen Öğretmene Soruşturma” başlıklı benimle ilgili haberde cevap ve düzeltme hakkının kullanılması ve basın ilkelerinin aleyhime çiğnenmesi
Sabah Gazetesi’nin 26/11/2011 tarihli nüshasında "Öğrenciye Tuvalet İşkencesi" başlıklı haberinde sözü edilen öğretmenim. Haber eksik, yanlış ve haksız bilgiler içermektedir. Olay aşağıda açıkladığımız şekilde cereyan etmiştir.
Haberle ilgili hiçbir şekilde bilgime başvurulmamış, üstelik ismime, soy ismime açıkça yer verilmiş, fotoğrafım da kullanılmıştır. Haberi yapan muhabir eğer olayı düzgünce araştırmış olsaydı, söz konusu haberdeki öğrenci velisinin daha önce okul idaresine ve öğrencinin önceki öğretmenine yaşattığı sıkıntıları öğrenip, veli hakkında fikir sahibi olabilirdi. Bu veli, eski öğretmeni defalarca telefonla, mesajla ve yüz yüze iletişimle rahatsız etmiş, olmadık nedenlerle kendisine ölüm tehditlerinde bile bulunmuştur. Öğretmen, şikayetlerini okul idaresine bildirmiş veli ile yapılan görüşme denemeleri sağlıklı bir şekilde yapılamamış, çözüm olarak velinin de ikna edilmesiyle öğrenci başka bir okula gönderilmiştir.(Pendik Öğretmenevleri İlköğretim Okulu)
Gittiği okulda ne yaşadığını tahmin bile edemiyorum ama sonuç olarak söz konusu veli bu eğitim öğretim yılında yine okulumuza gelip hakaretler ettiği, sınıfının önünde küçük düşürdüğü, tehditler savurduğu eski öğretmenine dönmek istemiştir. Eski öğretmen yaşadığı sorunlardan ötürü öğrencinin sınıfına yeniden kaydedilmesini istememiş, okul idaresi öğrenciyi benim sınıfıma kayıt etmiştir. Bunun sonrasında veli türlü tehdit ve küfürlerle okul müdürü ve eski öğretmenin üzerine yürümüş ve ne pahasına olursa olsun çocuğu eski sınıfına aldıracağını söylemiştir. Uygun bir zamanı yakaladığında da gazeteyi alet ederek amacına ulaşmayı hedeflemiştir.
Yaşanan soruna gelince; 10 Kasım günü Atatürk’ü Anma Töreni'nin ardından öğrencilere uzun bir teneffüs süresi verilmişti. Ardından ders programına göre, dersine başlaması gereken İngilizce öğretmeni sınıfıma rahatsızlığı nedeniyle gelemeyince bana haber verildi. (Bir sınıfa branş öğretmeni gelmediği takdirde derse onun yerine o sınıfın sınıf öğretmeni girmektedir.) Sınıfa girdiğimde çocuklar uzun boşluğun ardından İngilizce öğretmeni de gelmeyince doğal olarak gürültüye başlamışlardı. Sınıfta bir düzensizlik yaşanmaktaydı. Pek çok öğrenci yanıma geldi, birbirlerini şikayet etme isteği içindeydiler. Öncelikle sınıfı toparlayabilmek ve yoklama yapabilmek için hepsini yerine oturttum. Bu esnada söz konusu öğrencinin izin istediğini duymadım, izin konusunda da ne kendisi ne de yanındaki arkadaşları beni uyarmadılar. Eğer bu şekilde bir talebi olsaydı mutlak suretle yerine getirirdim. Sonra çocuğun altına kaçırdığını öğrendim. Velisine hemen haber verdim. (Veliyi telefonla rahatsız edilme ihtimalimi düşünmeden, vakit kaybetmeden gelsin diye kendi kişisel telefonumdan aradım.) Veli gelip hiçbir problem yaşatmadan çocuğunu alıp eve götürdü.
Bu olayın ardından söz konusu kişi yine eski öğretmenle tartışmaya devam etti. Zaten olay yaşanmadan da eski öğretmene çocuğunu alması konusunda baskı yapıyordu.
Bu olayda okul idaresinin, okulda çalışan pek çok öğretmenin ve benim bizzat tanık olduğumuz garip bir durum yaşanmaktadır. Veli, olayı da çocuğunu eski öğretmenin sınıfına tekrar gönderebilmek için kullanmaktadır. Okul idaresinin de reddettiği sınıf değişikliği isteği budur. Çünkü o herhangi bir sınıfa değil, eski öğretmene gitmek istemektedir. Başlangıçta da söylediğim gibi eğer muhabir olayı düzgün bir şekilde araştırsaydı, en azından bana sorma zahmetinde bulunsaydı bunları öğrenebilecekti. Herhangi bir kusurum ve olaya dair bir kastimin olmadığını öğrenecekti.
Peki muhabir neden böyle anlamsız bir haber yaptı? Haberin ardından hep bu sorunun cevabını aradım. Sorumun cevabını bana yine bir öğrencimin velisi buldu ve sağolsun beni aydınlattı. Muhabir bu gerçek dışı haberi yaptı, çünkü Mesut ALTUN haberde konu edilen anne Esma YEŞİLYURT’ un akrabası Tuğba YEŞİLYURT’ la evli idi. Söz konusu haberi de bu akrabalık ilişkisinin etkisiyle yaptı. Yani akrabasının sorununu gazetecilik kimliğini kullanarak tehdit ve baskıyla çözmeye çalıştı. Bu yüzden haberi yayınlamadan önce okul müdürü Nuri ERDİM ‘ i arayarak ‘ Çocuğu ya annesinin istediği sınıfa kaydedin ya da hakkınızda haber yayınlarım.’ şeklinde tehdit etti. Fakat okul müdürümüz talebi reddedince hemen söz konusu yalan haberi yayınladı.
Haberin ardından Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü inceleme başlattı. İncelemede benim, okul müdürümüzün, çocuğun eski öğretmeninin, çocuğun annesinin, velilerin, müdür yardımcımızın ve öğrencilerimin görüşleri dinlendi. Sonucunda ise kusursuz bulundum. Öğrencilerimden inceleme heyetinin rastgele seçtiği çocuklar ifadelerinde, çocuğun tuvaletini 10 Kasım Atatürk’ü Anma Töreni sırasında yaptığını ve ‘Annem beni dövecek!’ diyerek ağladığını söylemişler. Ben de bu gerçeği inceleme sonuçlanınca öğrendim.
Muhabir sınır tanımadı. Bu kez de yine ismimi kullanarak 1 Aralık 2011 tarihinde aynı gazetede ‘Öğrenciye Tuvalet İzni Vermeyen Öğretmene Soruşturma Açıldı’ başlığını taşıyan yeni bir haber yayınladı. Bu haberde de benim beyanlarım olduğunu iddia ettiği cümlelere yer verdi. Oysa ortada bir soruşturma yoktu, gerçek dışı habere ilişkin Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün başlattığı inceleme vardı. Ve gizli yürütülen o tarihte sonuçlanmamış ve ancak kararının ve raporunun haber konusu yapılabileceği bir incelemeyle ilgili yine uydurduğu ‘Benim Beyanlarıma’ yer verdi.
Yaşanan tüm bu sorunların üzerine okul müdürümüz öğrencinin kaydını sınıfımdan alıp başka bir sınıfa nakletmesine rağmen veli öğrencisini yasaya aykırı olmasına rağmen okula göndermemektedir. Çünkü onun tüm bu çabaları çocuğunu, takıntıya dönüştürdüğü öğretmenin sınıfına kaydettirebilme saplantısına dönüktür. Bu da, haberde iddia edildiği gibi, öğrencinin okula gönderilmeme nedeninin başka bir sınıfa nakil isteği olmadığını ortaya koymaktadır. Takdir edersiniz ki bir kamu kuruluşu olan okulumuzun alacağı tedbirler kişilerin keyfi taleplerini değil kamu yararını esas almalıdır. Zaten velinin talep ettiği sınıfın öğretmeni habere konu edilen kişinin ona yaptığı tehdit, küfür, ve hakaretlere ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Söz konusu çocuk velinin istediği bu sınıfta nasıl sağlıklı bir eğitim alacaktır? Konu ile ilgili tüm bilgilere ve belgelere muhabirin, Pendik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden, Pendik Kaymakamlığı’ndan, savcılıktan, çocuk polisinden, okul müdürümüzden, çocuğun eski öğretmeninden, müdür yardımcılarımızdan, öğrenci velilerinden, Kaynarca mahallesi muhtarından, çocuğun sınıf arkadaşlarından, habere konu olan kişinin komşularından, Öğretmenevleri İlköğretim Okulu’ndan ve daha sayabileceğim pek çok kişi ve kurumdan ulaşabilmesi imkanı varken, haberi yaparken sadece habere konu olan kişinin iddialarına yer verilmesi düşündürücü ve bir o kadar da ahlaksızcadır.
On üç yıldır sınıf öğretmeniyim ve aynı okulda 10 yıldır çalışıyorum. Çocuklara tuvalet işkencesi bir yana onlara bir fiske vurmadım, kaşlarımı bile çatmadım. Ama haberi okuyanlar hakkımda neler düşündüler kim bilir? Bu yapılan haber beni derinden sarstı. Bundan sonraki çalışma performansıma ne kadar zarar vermiş olacağını haberi yapmadan, yayınlamadan ne kadar düşündüler? Üstelik de bana tek bir soru bile sormadılar.
Haberi gazete ile anlaşmalı olan pek çok internet sitesi de yayınladı. Bu sitelerin içinde habere yeni yalanlar ekleyip yeniden yorumlayanlar bile var. Arama motorlarına adımı yazdığımda karşılaştığım şey ‘Öğrenciye Tuvalet İşkencesi Yapan Öğretmen!’ haberleri.(İsterseniz siz de deneyin) Bunun benim için nasıl bir işkence olduğunu bir düşünün lütfen.
Sonuç itibarıyla, gerçek olmayan haber nedeniyle yıpratılmış ve mağdur edilmiş durumdayım. Hakkımdaki bu haber hakkında yasal haklarımı saklı tutmaktayım. Bu nedenlerle haberin yarattığı olumsuzluğun giderilmesi, tıpkı bir gazeteci gibi kamu hizmeti veren ve mesleki saygınlığının çok önemsendiği bir öğretmenin mağduriyetinin giderilmesi için Basın Konseyi’nin gerekli çalışmaları yapacağına, sorumlu kişiler hakkında gerekli olan işlemlerin yapılacağına inancım tamdır. Basın Konseyi’nin bilgisine sunulur.”
06.12.2011
İHBAR EDEN S.C.K.
HABERİN İHLAL ETTİĞİ BASIN MESLEK İLKELERİ
3. MADDE: Kamusal bir görev olan gazetecilik, ahlaka aykırı özel amaç ve çıkarlara alet edilemez.
4. MADDE: Kişileri ve kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veya iftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez.
6. MADDE: Soruşturulması gazetecilik olanakları içinde bulunan haberler, soruşturulmak-sızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz.
9. MADDE: Suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimse “suçlu” ilan edilemez.
10. MADDE: Yasaların suç saydığı eylemler, gerçek olduğuna inandırıcı makul nedenler bulunmadıkça kimseye atfedilemez.
12. MADDE: Gazeteci görevini, taşıdığı sıfatın saygınlığına gölge düşürebilecek yöntem ve tutumlarla yapmaktan sakınır.
13. MADDE: Şiddet ve zorbalığı özendirici, insani değerleri incitici yayın yapmaktan kaçınılır.
16. MADDE: Basın organları, yanlış yayınlardan kaynaklanan cevap ve tekzip hakkına saygı duyarlar.
Ve sizin de şu cümle ile tarif ettiğiniz gibi: ‘İletişim Özgürlüğünü, Halkın Gerçekleri Öğrenme Hakkı’nın bir aracı sayarak; gazetecilikte temel işlevin, gerçekleri bulup bozmadan, abartmadan kamuoyuna yansıtmak olduğunu göz önünde tutarak;’ Sabah Gazetesi’ne, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yusuf YAZICIOĞLU’na ve muhabir Mesut ALTUN’a gereken işlemlerin yapılmasını talep ediyorum.
S.C.K. (memurlar.net)